Pekiştirme tedavisi, ortodontik tedavi tamamlandıktan sonra dişlerin tekrar kaymasını engelleyen en önemli aşamalardan biridir. Ortodontik tedavi sonrası dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri, dişlerin eski yerlerine dönmesini önlemektir. Birçok hasta diş telleri çıkarıldığında veya şeffaf plak tedavisi sona erdiğinde sürecin tamamen bittiğini düşünür. Oysa doğru konumlarına taşınması kadar, bu yeni konumlarının korunması da büyük önem taşır.
Ortodontik tedavi tamamlandığında çevre dokuların ve liflerin yeni pozisyona adapte olması zaman alır. İşte bu nedenle pekiştirme tedavisi uygulanır ve dişlerin yeni dizilimlerinin kalıcı hale gelmesi hedeflenir.
Birçok hasta "Tedavim bittiğine göre dişlerim artık neden kaysın?" diye düşünebilir. Ancak biyolojik olarak dişler yaşam boyunca küçük hareketler yapmaya devam eder.
Ortodontik tedavi sırasında dişleri çevreleyen kemik ve bağ dokuları yeniden şekillenir. Tedavi tamamlandığında ise bu dokuların yeni pozisyona tamamen uyum sağlaması belirli bir süre gerektirir. Eğer bu süreçte gerekli önlemler alınmazsa dişlerde yeniden hareketlenme görülebilir.
Özellikle alt ön dişler, tedavi sonrasında tekrar çapraşık hale gelmeye en yatkın bölgeler arasında yer alır. Bu nedenle ortodontik tedavi sonrası uygulanan pekiştirme aşaması tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir.
Hastaların en sık sorduğu sorulardan biri de "Dişler neden geri döner?" sorusudur. Bu durum eğer dikkat edilmezse ortodontide sık yaşanan bir problemdir. Ortodontide ismi relaps olarak geçmektedir.
Bunun birkaç temel nedeni vardır. En önemli nedenlerinden biri dişlerin çevresinde bulunan liflerin eski konumlarına dönme eğilimleridir. Bunun dışında yirmi yaş dişlerinin oluşturduğu itme hareketleri ve yaşla birlikte gelen doğal diş hareketleri sayılabilir.
Eğer tedavi sonunda hekimin verdiği pekiştirme apareyleri düzenli kullanılmazsa bu sebeplerden dolayı dişlerde bozulmalar meydana gelir.
Pekiştirme tedavisi, ortodontik tedavi tamamlandıktan sonra dişlerin yeni yerlerinde hareket etmeden durmasını sağlayan hem sabit hem de hareketli uygulamaların genel adıdır. Bu aşamada amaç dişleri yeniden hareket ettirmek değil, elde edilen sonucu hareketsiz şekilde sabitlemektir.
Pekiştirme sürecinde dişleri sabit tutmak için sabit veya hareketli şekilde uygulanan apareyler vardır.
Retainer, dişlerin yeni yerlerini korumak amacıyla kullanılan sabit veya hareketli koruyucu apareylerin hepsine verilen isimdir.
Sabit olanlar ön dişlerin arka kısımlarına yerleştirilir ve ön bölgeden hiç görünmezler. Çıkarılmadıkları için sürekli koruma sağlarlar.
Hareketli retainerlar ise şeffaf plak görünümünde veya akrilik yapıda olabilirler. Hastalar tarafından rahatlıkla takılıp çıkarılabilirler.
Hangi retainer tipinin kullanılacağına ortodontist tarafından karar verilir. Ancak genellikle tedavinin bitirildiği ilk 6-12 ay aralığında her iki pekiştirme apareyi birlikte kullanılmaktadır.
Günümüzde en sık tercih edilen koruyucu yöntemlerden biri ortodonti sonrası plak kullanımıdır. Çünkü hem şeffaf olmaları sebebiyle görünmezler hem de takıp çıkarılabildikleri için hasta konforu oldukça yüksektir.
Özellikle ilk aylarda plakların düzenli takılması, dişlerin yeni konumlarına çok düzgün bir şekilde uyum sağlamasına yardımcı olur.
Plak kullanımının aksatılması ise dişlerde istenmeyen hareketlere neden olabilir. Bazı hastalar birkaç hafta kullanmadıkları plakların ağızlarına artık tam oturmadığını fark ederler. Bu durum dişlerde küçük hareketlerin başladığının göstergesi olabilir.
Pekiştirme tedavisinin net bir süresi yoktur. Yapılan tedavinin çeşitliliğine göre kişiden kişiye değişebilir.
Genel olarak ilk aylarda retainer veya plakların daha uzun süre kullanılması önerilir. Daha sonraki dönemlerde kullanım süresi azaltılabilir.
Ancak özellikle boşlukların kapatıldığı tedavilerde tekrar açılma riski yüksek olduğu için bazı hastalarda ömür boyu koruyucu plak kullanılması önerilebilmektedir.
Ortodontik tedavi sonrasında yapılan en büyük hatalardan biri retainer veya plak kullanımının erken dönemde bırakılmasıdır.
Bu durumda düzeltilmiş olan dişlerde tekrar çapraşıklık oluşabilir, boşluklar açılabilir ve kapanış ilişkileri bozulabilir.
Eğer ileri seviyede bozulmalar meydana gelirse yeniden ortodontik tedavi gerekebilir.
Özellikle ilk yıl içerisinde koruyucu apareylerin düzenli kullanılmaması relaps yani yeniden bozulma riskini önemli ölçüde artırmaktadır.
Bir diğer önemli konu da teller çıktıktan sonra yapılan kontrol randevularıdır.
Bazı hastalar teller çıkarıldıktan sonra artık ortodontiste gitmelerine gerek olmadığını düşünür. Oysa ortodontik tedavi sonrası yapılan kontroller, pekiştirme sürecinin doğru ilerleyip ilerlemediğini değerlendirmek açısından büyük önem taşır.
Kontroller sırasında:
Bu sayede küçük sorunlar büyümeden çözülebilir.
Bursa ortodonti kliniklerinde tedavi gören hastalarda en sık karşılaşılan sorunlardan biri pekiştirme döneminin ihmal edilmesidir.
Genellikle uzun süren ortodontik tedavilerin ardından hastalar tedavinin tamamen bittiğini düşünerek kontrol randevularını aksatabilmektedir.
Oysa tedavi sonucunun yıllarca korunması için aktif tedavi kadar koruyucu süreç de önemlidir. Düzenli kullanım ve kontrollere devam edilmesi elde edilen sonucun kalıcılığını önemli ölçüde artırmaktadır.
Eğer sizin ortodontik tedaviniz de bittiyse veya mevcut retainer kullanımınız hakkında sorularınız varsa ortodontistinize mutlaka danışmalısınız.
Unutulmamalıdır ki başarılı bir ortodontik tedavi yalnızca dişlerin düzelmesiyle değil, bu sonucun uzun yıllar korunmasıyla tamamlanmış olur.
Adresimiz
Randevu Telofonu
E-Posta Adresi
