Genel anestezi, günümüzde diş tedavileri dahil olmak üzere birçok tıbbi işlemde kullanılan güvenilir bir yöntemdir. Özellikle yoğun kaygı yaşayan, çocuk ya da engelli bireylerde diş tedavilerinin sağlıklı şekilde tamamlanabilmesi için tercih edilmektedir. Ancak hastaların aklındaki en büyük sorulardan biri şudur: “Genel anestezi sonrasında günlük hayata devam edilebilir mi?”
Modern ve estetik bir gülüş tasarımı günümüzde hem bilim hem sanatla iç içe hale gelmiştir.
Günümüzde insanların dış görünüşüne daha özen göstermesi bu konuya olan ilginin artmasına sebep olmaktadır; diş estetiği, diş eti estetiği, estetik diş dolgusu, estetik kaplamalar, bonding uygulamaları, lamine uygulamaları gibi birçok konu insanların ilgisini çekmektedir.
Ağız, diş ve çene cerrahisi; ağız içi dokular, dişler, çene kemikleri ve çevre bölgelerde yapılan tüm cerrahi işlemleri kapsamaktadır. Bu sadece diş çekimleri ile sınırlı değildir, çene kırıkları, kistler, tümörler de bu ağız, diş ve çene cerrahisinin alanına girmektedir.
Çene cerrahisi her yaşta hasta için gerekli olabilmektedir. Bu durumlar genellikle;

20 yaş dişleri günümüzde ağız ve çene yapısında kendisine yer bulamayarak gömülü kalmaktadırlar. Bunun nedeni geçmişten bugüne yiyeceklerin daha iyi pişirilerek çiğneme ve öğütme ihtiyacının azalmasıdır. Buna bağlı olarak çene kemiği küçülmekte ve 20 yaş dişleri için yeterli yer kalmamaktadır. Gömülü kalan 20 yaş dişleri komşu dişler ve dokulara zarar verebildikleri için, apse, şişlik gibi sorunlara yol açtıkları için cerrahi olarak çekimleri gerekmektedir.
Diş eksiklerinin günümüzdeki en ideal çözümü kemik içi implant işlemleridir. Titanyum ve zirkonyumdan üretilen yapay köklerin kemik içine yerleştirilmesi ile diş eksiklerinin giderilmesi sağlanır. İmplant uygulamaları çene cerrahisi uzmanı tarafından güvenli bir şekilde uygulanır.
Çene kemiğinde dişler veya enfeksiyonlar kaynaklı kistler ve tümörler oluşabilir. Bu kist ve tümörler kimi zaman masum görünebilir, kimi zaman da kötü huylu olabilirler. Kist veya tümörün teşhisinden sonra tedavi planlanmalı ve çene cerrahisi uzman doktoru tarafından cerrahi olarak temizlenmelidir. Kist ve tümörler cerrahi olarak çıkarılmadıkları zaman komşu dişlere ve anatomik yapılara zarar verebilirler.
Diş çekimleri sırasında çeşitli komplikasyonlar gelişebilir, diş kökleri kırılabilir, çene kemiği ve yumuşak dokular zarar görebilir. Bu durumda çene cerrahisi uzmanının müdahalesi gerekebilir.
Travma, kaza ve spor müsabakaları gibi durumlar çene kırıklarına ve yaralanmalara yol açabilir. Travma ve kırık müdahalesi mutlaka uzman eller tarafından yapılmalıdır, aksi takdirde yanlış müdahale ve iyileşmeler çok daha zor durumlara yol açabilir.
Diş sıkma ve gıcırdatma başta olmak üzere bazı alışkanlıklar çene eklemine zarar verebilir. Bu alışkanlıkların verdiği zararlar alışkanlıkların bırakılması ile gerilemez, bu yüzden çene cerrahisi uzmanı müdahalesi gereklidir.
Ağız, diş ve çene cerrahisi ağız içindeki basit ve kapsamlı tüm cerrahi işlemleri kapsamaktadır.
Tedavi sonrası sürecin nasıl ilerleyeceğini yapılan cerrahi işlemin boyutu belirleyecektir. Tedavi sonrasında;
Diş tedavileri bazı hastalar için oldukça zorlayıcı olabilir. Özellikle çocuklarda, engelli bireylerde veya diş hekimi korkusu yaşayanlarda uzun süren işlemler ciddi bir sorun haline gelir. İşte bu noktada genel anestezi altında diş tedavisi devreye girer. Hasta tamamen uyutularak hiçbir şey hissetmez. Bu yöntem sayesinde tek seansta birden fazla işlem güvenli ve konforlu şekilde yapılabilir.
Ortodontik tedavi, yalnızca estetik bir gülüş kazanmak için değil, buna ek olarak diş sağlığını ve çiğneme fonksiyonlarını iyileştirmek için de oldukça önemli bir tedavidir. Sıkışık dişlerin düzenlenmesi, çene yapısının düzeltilmesi ya da diş sıkma problemlerinin azaltılması gibi pek çok durumda ortodonti uzmanına başvurulur.
Günümüzde estetik beklentilerin artması, sağlıklı ve estetik bir gülüş isteği ve toplumdaki bilinç düzeyinin yükselmesi, ortodontik tedaviye olan ilgiyi hızla artırıyor. Fakat bu ilginin artmasıyla birlikte ortodonti hakkında doğru bilinen yanlışlar da ne yazık ki yaygınlaşıyor. Bu yanlış bilgiler hastaların yanlış kararlar almasına, tedaviyi geciktirmelerine ya da tedaviden tamamen vazgeçmelerine sebep olabiliyor.
Ortodonti fiyatları, tedavinin gerekliliği, ne kadar süreceği, hangi yaş grupları için uygun olduğu gibi konularda pek çok yanlış bilgi mevcut. Bu yazımızda, ortodonti hakkında doğru bilinen yanlışlara açıklık getireceğiz.

Toplumda en yaygın inanışlardan biri, ortodontik tedavinin yalnızca çocuklarda uygulanabileceğidir. Ancak bu inanış yanlıştır; ortodontik tedavi her yaşta uygulanabilir. Elbette küçük yaşlarda kemik yapısı daha elverişli olduğu için bazı tedaviler daha kolay uygulanabilir. Fakat yetişkin hastalarda da ortodontik tedaviler başarıyla gerçekleştirilmektedir.
Yetişkinlerde uygulanan ortodontik tedaviler sayesinde estetik ve fonksiyonel beklentiler karşılanır. Şeffaf plaklar, seramik braketler gibi yöntemler oldukça estetik çözümler sunar. Özetle; ortodontik tedavi için yaş bir engel değildir, önemli olan doğru tedavi planlamasıdır.
En sık karşılaşılan yanlışlardan biri de budur. Elbette dişlerin düzgün sıralanması estetik bir görünüm sağlar, ancak ortodontinin amacı sadece estetik değildir. Çene yapısındaki bozukluklar, çiğneme ve konuşma problemleri hatta bazı solunum sorunları da ortodontik tedavi ile düzeltilebilir.
Kısacası ortodontik tedavi yalnızca güzel bir gülüş sağlamaz; aynı zamanda ağız ve çene sağlığını da iyileştirir.
Diş telleri dişleri çürütmez. Çürüğün nedeni, tedavi süresince yetersiz fırçalama ve etkili ağız bakımının yapılmamasıdır. Teller ve braketler, plak birikimini artırabilir; bu nedenle ağız bakımına daha fazla özen gösterilmelidir.
Doğru fırçalama teknikleri, arayüz fırçaları ve düzenli kontroller sayesinde çürük riski minimuma indirilir. Yani tel taktırmak çürüğe neden olmaz; ağız bakımının eksik yapılması çürüğe neden olur.
Bazı bireyler, dişlerindeki çapraşıklığa rağmen belirgin bir şikâyet ya da ağrı hissetmedikleri için tedaviye ihtiyaç duymadıklarını düşünürler. Bu yanlıştır.
Çapraşıklığın düzeltilmemesi; uzun dönemde çürük oluşumunda artışa, eklem problemlerine, diş eti hastalıklarına, diş kayıplarına ve estetik kaygılara yol açabilir. Ortodontik tedavi sadece estetik değil, gelecekte ortaya çıkabilecek ciddi sorunları da önler.
Bazı bireyler, ortodontik tedavinin çok uzun süreceğini ve çok pahalı olduğunu düşünerek tedaviden kaçınırlar. Ancak günümüzde teknoloji sayesinde tedavi süreleri oldukça kısalmıştır.
Süre; dişlerdeki çapraşıklığın derecesine, çene ilişkilerine, yaşa ve hastanın tedaviye uyumuna göre değişir. Ortalama tedavi süresi 12–24 aydır.
Ortodonti fiyatları ise vakanın zorluk derecesine, seçilen tedavi yöntemine ve kullanılan malzeme türüne göre değişiklik gösterir.
Günümüzde şeffaf plaklar, doğru vakalarda son derece etkili bir tedavi alternatifidir. Özellikle hafif ve orta düzeydeki vakalarda klasik braket tedavilerine göre daha estetik ve konforlu bir seçenek sunarlar.
Estetik ve kullanım kolaylığı sayesinde özellikle yetişkin hastalar arasında çok tercih edilmektedirler.
Birçok kişi diş teli takmanın kötü göründüğünü düşünür. Bu özellikle ergenlik dönemindeki gençler arasında yaygındır. Ancak günümüzde şeffaf, seramik veya dişlerin iç yüzeyine yerleştirilen (lingual) braketler sayesinde tedavi daha estetik ve fark edilmez hale gelmiştir.
Ebeveynler genellikle çocuklarının ağzında süt dişi bulunduğu için tedaviyi ertelemek ister. Ancak bu doğru değildir. Tam tersine, süt dişlerinin bulunduğu dönemde de birçok ortodontik problem teşhis ve tedavi edilebilir.
Çene darlıkları, ciddi yer darlıkları ve parmak emme gibi alışkanlıklar erken dönemde müdahale gerektirir. Bu dönemde yapılan önleyici tedaviler, geleneksel tel tedavilerine kıyasla daha kısa ve basittir.
Hastalar genellikle tedavi sonrası dişlerinin eski hâline dönmesinden korkar. Ancak bu risk, pekiştirme tedavisi sayesinde önlenir.
Retainer telleri ve essix plaklar, dişlerin yeni pozisyonlarını korur. Hekiminizin önerilerine uyarsanız, plaklarınızı düzenli kullanırsanız dişlerinizin tekrar bozulma ihtimali minimuma iner.
Ortodontik tedavi sadece estetik değil, aynı zamanda fonksiyonel bir ihtiyaçtır. Ancak toplumda dolaşan yanlış bilgiler, hastaları tedaviden uzaklaştırabilmektedir.
Unutulmamalıdır ki; ortodonti hakkında doğru bilinen yanlışlar, hastaların sağlığı açısından risk oluşturur. Bu nedenle güvenilir kaynaklardan bilgi almak ve tedavi kararlarını bir ortodonti uzmanı ile görüşmek en doğru seçenektir.
Bursa’da ağız ve diş sağlığı denildiğinde güven, deneyim ve yenilik denince akla gelen Jimer Dişklinik, büyümeye devam ediyor. Nilüfer Özlüce şubemizden sonra ParkOra Eğlence ve Sosyal Yaşam Merkezi’nde yeni kliniğimizi hizmete açtık. Bu sayede hem Nilüfer hem de Bursa’nın farklı bölgelerindeki hastalarımıza daha kolay ulaşılabilir, modern ve kapsamlı diş tedavi hizmetleri sunuyoruz.
Diş teli tedavisi, dişlerdeki çapraşıklıkların düzeltilmesi ve uygun çene ilişkilerinin sağlanması, kapanış problemlerinin düzeltilmesi için uygulanan ortodontik tedavi yöntemlerinden biridir. Tel tedavisi genel olarak dişlerin üzerine "braket" adı verilen küçük metal veya seramik parçaların yapıştırılmasıyla uygulanır.
Adresimiz
Randevu Telofonu
E-Posta Adresi
