Ortodontik tedavi görmesi gereken hastaların en çok korktuğu konulardan biri tedavi sırasında mutlaka diş çekimi yapılır mı?” sorusudur. Birçok kişi tellerin yalnızca diş çekimi yapılarak uygulanacağını düşünse de günümüzde birçok hastada diş çekimi yapmadan tedavi olma olanağı bulunmaktadır. Gelişen teknolojiyle birlikte modern tedavi yöntemlerinde artık çok fazla diş çekmeden de ideal tedaviler uygulanabilmektedir. Ancak bazı durumlarda yine de diş çekimi gerekebilir. Burada önemli olan, kararın uzman bir hekim tarafından tamamen hastanın ağız yapısına göre verilmesidir.
Orthodontic tedavide dişler düzeltilirken temel amaç dişlerin sadece düzelmesi değil kemik içerisinde de ideal doğru konumlarına gelmesidir. Ancak bazı kişilerde diş boyutlarıyla diş boyutları arasında ciddi oranda uyumsuzluk bulunmaktadır.
Bu gibi durumlarda dişlerin doğru konuma gelebilmesi için yer açılması gerekebilir. İşte bu noktada diş çekimi gündeme gelir.
Burana hangi dişler çekilecek, kaç diş çekilecek gibi konuların doğru şekilde değerlendirilebilmesi için dikkat edilmesi gereken sadece dişlerdeki sıkışıklık miktarı değil aynı zamanda yüzün görünümü, hastanın profili ve dudak pozisyonu gibi konulardır.
Hayır. Hafif ve orta düzey çapraşıklık problemlerinde çoğu zaman çekimsiz tedavi mümkündür. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde artık şeffaf plaklar veya tellerin uyguladığı farklı mekaniklerle dişlerin bulunduğu çene kemikleri de büyütülebilmektedir. Bu sayede ihtiyaç duyulan yer miktarına diş çekmeden ulaşılabilmektedir.
Bu nedenle diş çekimine artık eskisi kadar ihtiyaç duyulmadan da ideal bir tedavi yapmak mümkün olmaktadır.
Artık birçok vakada diş çekimsiz tedaviler uygulanabilse de bazı vakalarda çekimsiz tedavi hem estetik hem de fonksiyon açısından yeterli olmamaktadır. Bunlar arasında dudakların aşırı önde olması ve rahat kapatılamaması, çene yapısına göre büyük diş boyutları, ileri seviyede diş sıkışıklıkları sayılabilir.
Burada amaç yalnızca dişleri düzeltmek değil; aynı zamanda dengeli bir yüz profili ve sağlıklı kapanış elde etmektir.
Doğru planlama ile yapılan diş çekimlerinde yüz profili olumsuz etkilenmez hatta aksine yüz görünümüne katkı sağlanmış olunur. Örneğin çok fazla önde konumlanmış keser diş varlığında diş çekimleri yapıldıktan sonra keserler geri alınabilir ve hasta tedaviden sonra dudaklarını çok daha rahat kapatabilir.
Burada en önemli nokta, tedavinin deneyimli bir ortodontist tarafından planlanmasıdır. Gereksiz çekimlerden kaçınılmalı, her hasta bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Tedavi yöntemi değişse bile hastanın problemi aynı kalmaktadır. Bu nedenle evet bazı durumlarda şeffaf plak tedavilerinde de diş çekimleri yapmak gerekebilmektedir. Eğer dişler çene boyutlarına göre çok daha fazla genişse şeffaf plak tedavisi uygulanıyor olsa bile diş çekimi yapmak gerekebilir.
Ancak hafif ve orta düzey vakalarda Invisalign gibi sistemler sayesinde çekimsiz tedavi ihtimali artabilir. Özellikle küçük alan kazanımları plaklarla daha kontrollü şekilde sağlanabilir.
Günümüzde çekim ihtiyacını azaltmak için farklı yöntemlerden yararlanılmaktadır. Bunlar arasında dişler arası mine düzeyinde aşındırmalar yapılması, çene genişletme tedavileri, arka büyük dişlerin çene kemiğine doğru geri yönde kaydırılması, mini vida gibi ek mekaniklerin kullanılması sayılabilir.
Bu yöntemler sayesinde normalde diş çekimi yapmak gereken durumlarda, oldukça yeterli miktarda yer sağlanabilir ve bu sayede diş çekme gerekliliği tamamen ortadan kalkmış olur.
Bazı hastalar çekim yapılırsa tedavinin çok uzayacağını düşünür. Bu nedenle de diş çekimi gerekiyorsa tedaviye başlamakta tereddüt yaşar. Aslında durum her zaman ve her hasta için böyle değildir.
Çünkü bazı vakalarda tam tersi diş çekimi yapılmaması yer elde edilme süresini uzattığı için tedavi süresinin daha çok uzamasına sebep olur. Doğru planlanmış çekimli bir tedavi, daha kontrollü ve sağlıklı ilerleyebilir.
Bu nedenle önemli olan çekim yapılıp yapılmaması değil, doğru tedavi planının oluşturulmasıdır.
Bazı hastalar diş çekimi yapılırsa dişlerinin tekrar kayarak bozulacağından çekinir. Ancak bu durum çekimli veya çekimsiz tüm tedaviler için geçerlidir. Çünkü dişler yaşam boyu hareket etmeye devam edebilir.
Bu nedenle çekimli veya çekimsiz tüm tedavilerde, tedavi sonrası verilen pekiştirme apareylerinin düzenli kullanılması büyük önem taşır.
Burada önemli olan, tedavi planının kişiye özel hazırlanmasıdır. Diş teli, şeffaf plak veya Invisalign gibi farklı yöntemler değerlendirilerek hem estetik hem fonksiyonel açıdan en doğru yaklaşım belirlenebilir. Bir ortodontist, çekim kararını verirken yalnızca dişleri değil tüm yüz yapısını değerlendirmelidir. Örneğin dudakların desteği, diş kapanış ilişkileri, yüzün hem önden hem de profil görünümü gibi oldukça kapsamlı bir değerlendirme sonrası diş çekimi kararı verilmelidir.
Eğer siz de kendi tedaviniz için diş çekimi gerekip gerekmediğini merak ediyorsanız, detaylı muayene için bir ortodonti uzmanına muayene olabilirsiniz.
Adresimiz
Randevu Telofonu
E-Posta Adresi
