Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte invisalign şeffaf plak tedavileri oldukça güçlü bir ortodontik tedavi alternatifi oluşturmuştur. Estetik ve konfor beklentisi yüksek, diş teli görünümünden rahatsız olan hastalar için şeffaf plak tedavileri oldukça popülerdir. Fakat birçok hasta şeffaf plak tedavilerinde başarıyı ne belirler sorusunun cevabını oldukça merak eder.
Şeffaf plaklar ileri teknoloji ürünleridir. Ancak şeffaf plak tedavisi başarısı yalnızca kullanılan sistemle ilgili değildir. Bunun yanında hasta uyumu, hastanın plakları kullanma süresi, diş, çene ve kemik yapısının durumu da tedavi başarısında oldukça etkilidir. Bu yazımızda invisalign şeffaf plak tedavilerinde tedavi başarısını etkileyen faktörleri detaylı olarak ele alacağız.
Şeffaf plak sistemleri kişiye özel olarak tasarlanıp üretilen bir dizi plak içerir. Plaklar dişleri hedeflenen pozisyona kademeli olarak hareket ettirir. Hasta tarafından kolaylıkla takıp çıkarılabilirler ve dışarıdan neredeyse görünmezler. Şeffaf plaklarla diş düzeltme daha estetik ve konforlu bir şekilde sağlanır. Hastaya özel tasarlanan diş plağı planlanan şekilde dişlere kuvvet iletir ve dişleri yeni pozisyonlarına taşır.
Şeffaf plak tedavileri güncel bir ortodontik tedavi olsa da diş teli ile benzer biyolojik esaslara dayanır.
Hastaların plakları takma süresi plak tedavisi sürecinde oldukça kritik bir faktördür. Diş plağı gün içerisinde minimum 20-22 saat kullanılmalıdır. Şayet plaklar istenilen sürelerde kullanılmazsa hedeflenen diş dizilimi elde edilemez, tedavi başarısız olur.
Plaklar düzenli kullanılmadığında istenmeyen diş hareketleri gözlenebilir ve diş kayması oluşabilir. Bu durumda tedavi süresi uzayabilir. Bu nedenle hedeflenen sürelerde hedeflenen diş hareketlerine ulaşabilmek için hasta disiplini şarttır. Bunlar başarılı bir plak tedavisi için olmazsa olmazlardandır.
Başarılı bir ortodontik tedavi detaylı bir muayene ile yapılan doğru teşhis ile başlar. Her bozukluk yani maloklüzyon durumu şeffaf plak tedavisi için uygun olmayabilir.
Şiddetli vakalar, ileri çapraşıklık, şiddetli çene yapısı bozukluklarında farklı tedavi alternatiflerini değerlendirmek gerekir. Bu nedenle ortodonti öncesinde detaylı olarak yapılan bir uzman muayenesi tedavi başarısını direkt olarak etkiler.
Diş ve çenelerin ideal ilişkilerde olmaması diş hekimliği terminolojisinde maloklüzyon olarak ifade edilir. Şeffaf plak tedavileri hafif ve orta dereceli maloklüzyon vakalarında oldukça başarılıdır. Fakat şiddetli vakalarda diş teli tedavileri de gerekli olabilmektedir.
Çene yapısı dişlerin hareket limitlerini anatomik olarak sınırlandırır. Yani dişlerin ne kadar hareket ettirilebileceğini belirler.
Bu nedenle ortodontik tedavi öncesinde çene yapısı durumu detaylı olarak değerlendirilmeli, tedavi planlamaları bu doğrultuda yapılmalıdır.
Tedavi başlangıcındaki diş dizilimi durumu, çapraşıklık derecesi tedavi süresini ve başarısını direkt olarak etkiler. Hafif çapraşıklık durumunda dişler daha kısa sürede düzelir, tedavi süresi daha kısadır.
Fakat şiddetli çapraşıklık varlığında daha fazla plak sayısı gerekir ve doğal olarak tedavi süresi uzar.
İdeal bir tedavi sürecinde plakların dişlere uyguladığı kuvvetlerle dişler kemik içerisinde kontrollü olarak hedeflenen pozisyonlarına doğru hareket ederler.
Fakat hasta plakları gereken sürelerde kullanmadığında istenilen diş kayması ve hareketi oluşmaz. Tedavi süresi uzar ve ek plak kullanımı gerekli olabilir.
Şeffaf plak tedavilerinde, tedavi öncesinde ağız içi tarayıcılarla taranarak dijital ortama aktarılır. Dijital ortamda tedavi planlaması yapılır ve simülasyon elde edilir. Bu simülasyonlar sayesinde tedavi başından sonuna kadar olan süreç tedaviye başlamadan görülebilir. Bu durum hastalar açısından büyük motivasyon oluşturur.
Invisalign şeffaf plak tedavilerinde plaklar son teknoloji ürünü materyallerden üretilir. Bu sayede dişler istenilen pozisyonlara daha kontrollü olarak taşınır, bu da tedavi başarısını olumlu etkiler.
Fakat unutulmamalıdır ki sistem ne kadar üst düzey olsa da hastalar plakları istenilen sürelerde kullanmadığı taktirde hedeflenen sonuçlara ulaşılamaz.
Şeffaf plak tedavisiyle yalnızca dişlerde düzeltme sağlanmaz, bunun yanında hem gülüş estetiği hem de diş estetiği de iyileştirilir.
Dişlerin düzgün sıralanması ve hizalanması daha estetik bir gülüş estetiği elde edilmesini sağlar. Hem diş dizilimi hem de gülüş estetiğinin iyileştirilmesi hastanın özgüvenini artırır.
Bu nedenle tedavi planlaması yapılırken yalnızca fonksiyon değil diş estetiği de göz önünde tutulmalıdır.
Ortodontik tedavinin diş teli mi yoksa şeffaf plak ile mi yapılacağına detaylı muayeneler sonrasında karar verilir. Bazı vakalarda diş teli tedavisi ihtiyacı olabilir. Özellikle şiddetli vakalar tel tedavisi ile daha kontrollü olarak tedavi edilebilir.
Daha basit ve orta dereceli vakalarda ise şeffaf plak tedavileri estetik ve konforlu tedavi seçeneği olarak uygulanabilir. Bu nedenle uygulanacak tedavi seçeneği vakanın ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir.
Ortodonti sürecinin başarısı için düzenli kontroller oldukça önemlidir. Kontroller aksatıldığında tedavi gidişatı olumsuz etkilenir ve aksaklıklar oluşur. Hatta plak uyumu bozulup ek plak ihtiyacı doğabilir.
Bu nedenle şeffaf plak tedavi sürecinde rutin kontroller kesinlikle aksatılmamalı, hekim direktiflerine direkt olarak uyulmalıdır.
Özet olarak şeffaf plak tedavisinin başarısı uygun vaka seçimi, doğru planlama ve hasta uyumu ile direkt ilişkilidir. Invisalign şeffaf plak sistemleri doğru vaka seçimi yapıldığında oldukça başarılı sonuçlara ulaşılmasını sağlar.
Muayene sırasında diş dizilimi, çene yapısı, maloklüzyon tipi ve çapraşıklık derecesi dikkatli değerlendirilmelidir.
Başarıyla tamamlanan bir ortodontik tedavi diş düzeltme ve gülüş estetiği sağlayarak hem fonksiyonel hem de oldukça estetik sonuçlar elde edilmesini sağlar.
Unutulmamalıdır ki şeffaf plak tedavisinde başarı büyük oranda hasta uyumu ile elde edilebilir.
Adresimiz
Randevu Telofonu
E-Posta Adresi
